Tekrar Dönüş Yoktur Kur’an-ı Kerim’de tekrar bedenlenmenin, yani dünyaya tekrar dönüşün olmayacağına dair kesin delillerden biri de şu mealdeki ayetlerdir: “Onların, ateşin başında durdurulmuş iken: – Ne olurdu keşke (dünyaya) geri döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık, (inanan) müminlerden olsaydık, dediklerini bir görsen. Hayır, daha önce gizlemekte oldukları onlara göründü. Geri döndürülselerdi, menedildikleri (yasaklandıkları) şeyi yapmaya [...]
No ResponsesOcak 26th, 2012
Hayat ve Ölüm Bu değişmez gerçeklerin en önemlisi ve en başta geleni hayat ve ölüm gerçeğidir. Allah, Kitabı Kur’an-ı Kerim’de hayatı ve ölümü imtihan için yarattığım beyan etmektedir. Pek çok ayette bu husus ifade edilir. Sözgelimi Mülk suresi 67/2. ayetine göre hayat ve ölümün yaratılmasının sebebi amel yönünden kimin en iyi olduğunun belirlenmesidir. Ayrıca insanın [...]
No ResponsesOcak 26th, 2012
Cin ve Şeytan Sözlükte, “gizli ve örtülü varlık, görülmeyen şey” anlamına gelen cin, terim olarak duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen; ateşten yaratılmış, manevî, ruhanî ve gizli varlıklara verilen bir addır. Cin kelimesi geniş anlamıyla ele alındığında, insan kelimesinin karşıtı olarak kullanılır ve herhangi bir kayıtla sınırlandırılmamışsa, duyu organlarından gizlenmiş bütün manevî varlıkları ifade eder. [...]
No ResponsesOcak 26th, 2012
Adalet ve Eşitlik İlkelerine Sığınma Reenkarnasyon taraftarlarının iddiası adalet ve eşitliğin olmadığı, adalet ve eşitliğin sağlanması için tekrar bedenlenmeye ihtiyaç olduğudur. Adalet için dünyada yaşama süresi ve imkanlar bakımından eşitlik istemek, Hakim olan Allah’a vücub istemektir. Vücub, farz kılma, gerekli kılma insandan Allah’a değil, Allah’tan insana doğrudur. Bununla beraber adalet için eşitlik hangi alanda mümkün [...]
No ResponsesOcak 26th, 2012
İslam’da Çocuk Yetiştirmek Çocuk Allah’ın insana bir lutfudur. Ana-babalara da birer emanettir. Çocuk doğduğunda kulağına ezan okunur ve böylece hayata başlamış olur. Çocuk anadan doğduğunda tertemizdir. Ekilmemiş toprak gibi, işlenmemiş alçı gibidir. O mevsimde çocuğa ne verilirse onu alır. Çocuk boş kaset gibidir. Kasete ne doldurulursa onu alır. Toprağa ne ekilmişse o biçilir. Alçı nasıl [...]
No ResponsesOcak 5th, 2012
Âlim ve veli bir zattır. Asıl ismi Hamiddir. “Somuncu Baba” lakabıyla meşhurdur. 1349da Kayseri’de doğdu. Şam’a gidip ilim öğrendi. Orada pek çok velinin sohbetlerine katıldı. Manevi yol ile Bayezid-i Bistami’den feyz aldı. Tebriz yakınlarında Hâce Alâeddin-i Erdebiliden ilim öğrendi. Tasavvufta üstün derecelere kavuştu. Hâce Erdebili, bir gün Hamid-i veli’ye; “Artık öğrendiğin ilmi, insanlara öğretmek üzere [...]
No ResponsesAralık 6th, 2011
İstanbul’un alındığı, Bizans’ın yıkıldığı yıllardır. Ama Akdeniz huzursuzdur hâlâ. Rodoslu çapulcular Bahr-ı Sefid’in çıbanıdırlar. Evet bu adada güzel üzüm yetişir ve nefis zeytin olur. Ama ada sakinleri bağla bahçeyle uğraşmaz. Ticaretten ve sanattan da uzaktırlar. İyi bildikleri tek iş vardır: ‘Yol kesmek!’ O yıllarda Rodoslu haydutlar ticaret gemilerini yağmalar, sahil köylerini basarlar. Zahmetsiz kazandıklarını saza, [...]
No ResponsesAralık 6th, 2011
Hayatı Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesinin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında Bilginlerin Sultânı ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur. SultânüI-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle [...]
No ResponsesAralık 6th, 2011
Şiddet sadece fiziksel değildir. Sözlü ve tavırlı- davranışsal şiddet de söz konusudur. Eşine, çocuğuna, memuruna işçisine vs. sürekli bağıran, azarlayan birinin de yaptığı şiddettir. Bazı insanlar sorunların çözümü için, yada bir yönetim, eğitim tarzı olarak şiddeti benimseyebiliyorlar. Şiddetin en fazla görüldüğü yerlerin başında aile ortamı gelmektedir.Aile içi şiddet ‘e en fazla çocuklar sonra kadınlar maruz [...]
No ResponsesAralık 6th, 2011
Kainattaki bütün varlıklar, hareket halindedir. Her varlığın bir hareket düzeni vardır. Bu düzenli hareketler, onların birer varlık olduğunu gösteren en belirgin özelliklerdir. Şüphesiz bu gerçek ,Yüce Yaratıcının kainatta kurduğu çok anlamlı ve bütün varlıkların uyması gereken bir düzen bir çalışma kuralıdır. İnsan ise, daha hareketli olması gereken bir varlıktır. Çünkü tembellik, ona hiç yakışmamaktadır. Aslında [...]
No ResponsesAralık 4th, 2011